· Oyunlaştırma · 5 dk okuma

İki günlük kampta öğrenilen neden uçup gidiyor? Aralıklı tekrarın bilimi

Cepeda ve arkadaşlarının çalışmaları, en iyi tekrar aralığının bilginin ne kadar süre hatırlanması gerektiğine bağlı olduğunu gösteriyor. Bu bulguyu kurumsal eğitim takvimine nasıl taşıyabileceğimizi konuşuyoruz.

Bu yazıda

Kurumsal eğitim takvimlerinde çok sevilen bir format var: iki günlük yoğun kamp. Herkes işinden uzaklaşır, bir otelde ya da eğitim merkezinde toplanır, içerik sabah dokuzdan akşam altıya kadar akar. Lojistik açıdan son derece mantıklı. Öğrenme açısından ise bilişsel psikolojinin en sağlam bulgularından biriyle ters düşüyor.

Bu bulgunun adı aralıklı tekrar etkisi (spacing effect ya da distributed practice). Kısaca: aynı çalışma süresi tek oturuma yığılmak yerine zamana yayıldığında, bilgi daha uzun süre akılda kalıyor.

Bu kadarını çoğumuz duymuşuzdur. Asıl soru şu: ne kadar aralıkla?

Bir meta-analizin söyledikleri

Cepeda, Pashler, Vul, Wixted ve Rohrer'in 2006'da Psychological Bulletin'de yayımladığı meta-analiz bu alandaki birikimi kapsamlı biçimde topladı: 184 makaledeki 317 deneyden 839 ölçüm. Çalışmalar sözel hatırlama görevlerine, yani kelime listeleri ve olgular gibi materyallere odaklanıyor.

Bulgunun ilk kısmı beklenen: aralıklı çalışma, yığılmış çalışmaya göre son testte belirgin biçimde daha iyi performans sağladı. Yazarlar, yığılmış çalışmanın daha iyi olduğu bir hatırlama süresine rastlamadıklarını da not ediyor.

İkinci kısım kurumsal eğitim için asıl önemli olan: en iyi tekrar aralığı, bilginin ne kadar süre hatırlanması gerektiğine bağlı. Hatırlama süresi uzadıkça en verimli aralık da uzuyor. Yani "ideal tekrar aralığı şu kadar gündür" gibi evrensel bir kural yok.

Sık sorulan bir soruya da değinelim: aralıkları giderek açmak mı, sabit tutmak mı daha iyi? Meta-analizin cevabı temkinli. Genişleyen aralıklar ya fayda sağlıyor ya da sabit aralıklarla benzer sonuç veriyor; çalışmalar arası değişkenlik büyük olduğu için yazarlar bu konudaki sonuçlarının ancak geçici olabileceğini söylüyor.

Meta-analizin dürüstçe belirttiği bir sınırlılık daha var: incelenen karşılaştırmaların çok küçük bir kısmı bir aydan uzun hatırlama sürelerini kapsıyordu. Kurumsal eğitimde ise bizi ilgilendiren çoğu zaman tam da bu uzun süreler.

Sırt çizgisi: ne zaman tekrar etmeli?

İki yıl sonra aynı ekip bu boşluğu doldurmak için büyük ölçekli bir çalışma yaptı. Cepeda, Vul, Rohrer, Wixted ve Pashler'in 2008'de Psychological Science'ta yayımladığı çalışmada 1.350'den fazla kişiye bir dizi bilgi öğretildi. Ardından 3,5 aya kadar uzanan farklı aralıklarla bir tekrar oturumu yapıldı ve son test, yine farklı gruplar için bir yıla kadar uzanan gecikmelerle uygulandı.

Sonuç şöyle: belli bir test gecikmesi için iki oturum arasındaki aralığı artırmak önce performansı yükseltiyor, sonra yavaş yavaş düşürüyor. En iyi aralık, test gecikmesi uzadıkça uzuyor. Ama test gecikmesine oranla bakıldığında optimum aralık küçülüyor: bir haftalık hatırlama hedefi için bu sürenin yaklaşık yüzde 20 ila 40'ı, bir yıllık hatırlama hedefi için ise yaklaşık yüzde 5 ila 10'u.

Başlıktaki "sırt çizgisi" (ridgeline) benzetmesi buradan geliyor. Her hatırlama süresi için en iyi aralığı birleştirdiğinizde bir dağ sırtı gibi uzanan bir çizgi oluşuyor. Yazarlar özetin son cümlesinde, aralık ile test gecikmesi arasındaki bu etkileşimin birçok eğitim uygulamasının oldukça verimsiz olduğu anlamına geldiğini söylüyor.

Uygulayıcı için en değerli cümle ise bence makalenin içinde saklı. Yazarlar, en iyi aralıktan daha uzun bir aralık kullanmanın bir bedeli olduğunu, ama bu bedelin çok kısa bir aralık kullanmanın bedelinden çok daha küçük olduğunu belirtiyor. Aralık arttıkça doğruluk önce dik biçimde yükseliyor, sonra çok daha yavaş düşüyor.

Emin değilseniz, tekrarı biraz geç yapmak erken yapmaktan daha güvenli.

Bu bulgu tek başına da değil. Dunlosky, Rawson, Marsh, Nathan ve Willingham 2013'te on yaygın öğrenme tekniğini değerlendirdiklerinde, yalnızca iki tekniğe "yüksek fayda" notu verdiler: uygulama testleri ve zamana yayılmış çalışma. Gerekçeleri, bu tekniklerin farklı yaş ve yetenekteki öğrenenlere fayda sağlaması.

Eğitim planına nasıl taşınır?

Bunu bir eğitim takvimine çevirmek için önce kendinize şu soruyu sorun: bu bilginin ya da becerinin ne kadar süre akılda kalmasını istiyoruz? Bir kampanya dönemi için birkaç hafta mı, bir mevzuat ya da iş güvenliği kuralı için bir yıl ve ötesi mi?

Cevap uzun bir süreyse iki günlük kampı tümden iptal etmek zorunda değilsiniz. Ama kampın ardından planlanmış tekrar dokunuşları eklemek, araştırmanın en net önerisi. 2008 çalışmasındaki oranlar kaba bir rehber sunabilir: hedef bir yıl ise ilk tekrarı birkaç gün sonraya değil, haftalar sonrasına koymak daha mantıklı görünüyor. Yazarlar ayrıca yıllara yayılan bir kalıcılık hedefleniyorsa, en az birkaç ay sonra yapılacak bir tekrarın büyük olasılıkla çok faydalı olacağını söylüyor.

Bu soruyu ihtiyaç analizinin bir parçası haline getirmeyi öneririm. Bugün çoğu eğitim talep formunda konu, hedef kitle ve süre yazar; "bu bilginin ne kadar süre akılda kalması gerekiyor?" diye bir alan neredeyse hiç olmaz. Oysa Cepeda ve arkadaşlarının bulguları, bu sorunun cevabının tekrar takvimini doğrudan belirlediğini gösteriyor. Altı ay sonra yapılacak bir denetime hazırlık ile bir yıl boyunca her gün kullanılacak bir prosedür aynı tekrar planını hak etmiyor.

Tekrar dediğim şey eğitimin tamamını yeniden yapmak değil. Kısa bir vaka tartışması, telefona gelen birkaç soruluk bir mini quiz, ekip toplantısında açılan beş dakikalık bir konu olabilir. Oyunlaştırma platformları bu dokunuşları planlamak için iyi bir araç. Ama kullandığınız sistemin tekrarları neye göre zamanladığını sormakta fayda var; "her gün bir soru" mantığı, bir yıllık hatırlama hedefi için ideal aralıktan oldukça uzak olabilir.

Sınırlılıklara da değinmeliyim. Bu çalışmalar ağırlıklı olarak olgusal bilginin sözel hatırlanmasıyla ilgili. Bir müzakere becerisinin ya da liderlik davranışının aynı oranlarla işleyip işlemediğini bu çalışmalardan bilemiyoruz. Ayrıca iş hayatında bazı bilgiler zaten günlük işin içinde kendiliğinden tekrar ediliyor. Oranları kesin bir reçete değil, başlangıç noktası olarak görmek gerekiyor.

Bir sonraki yoğun programı planlarken şunu deneyin: içeriğin bir kısmını kampın içinden çıkarıp sonraki haftalara dağıtın. Takvimde kaybettiğiniz birkaç saat, hafızada kazandığınız birkaç ay olabilir.

Kaynaklar

  1. Cepeda, N. J., Pashler, H., Vul, E., Wixted, J. T., & Rohrer, D. (2006). Distributed practice in verbal recall tasks: A review and quantitative synthesis. Psychological Bulletin, 132(3), 354–380. https://doi.org/10.1037/0033-2909.132.3.354
  2. Cepeda, N. J., Vul, E., Rohrer, D., Wixted, J. T., & Pashler, H. (2008). Spacing effects in learning: A temporal ridgeline of optimal retention. Psychological Science, 19(11), 1095–1102. https://doi.org/10.1111/j.1467-9280.2008.02209.x
  3. Dunlosky, J., Rawson, K. A., Marsh, E. J., Nathan, M. J., & Willingham, D. T. (2013). Improving students' learning with effective learning techniques: Promising directions from cognitive and educational psychology. Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 4–58. https://doi.org/10.1177/1529100612453266

Bunları da okuyun

Oyunlaştırma · 5 dk okuma

Quiz bir ölçme aracı değil, bir öğrenme aracıdır

Roediger ve Karpicke'nin deneyleri ve Dunlosky ve arkadaşlarının değerlendirmesi, kendini test etmenin yeniden okumaktan daha kalıcı öğrenme sağladığını gösteriyor. Quizleri kurumsal eğitimde öğrenme aracı olarak kullanmanın yolları.