· Oyunlaştırma · 5 dk okuma

Quiz bir ölçme aracı değil, bir öğrenme aracıdır

Roediger ve Karpicke'nin deneyleri ve Dunlosky ve arkadaşlarının değerlendirmesi, kendini test etmenin yeniden okumaktan daha kalıcı öğrenme sağladığını gösteriyor. Quizleri kurumsal eğitimde öğrenme aracı olarak kullanmanın yolları.

Bu yazıda

Eğitim dünyasında "test" kelimesinin pek iyi bir şöhreti yok. Test sınav demek; sınav da ölçmek, not vermek, hatta biraz da korkutmak. Eğitimin sonuna eklenen küçük quiz de genelde bu mantıkla tasarlanır: katılımcı ne kadar öğrenmiş, görelim.

Bu yazıda bu bakışın eksik olduğunu savunacağım. Quiz ölçmenin yanında, belki ondan da önemli olarak, öğrenmenin kendisini güçlendiren bir araç.

Test etmek neden öğretir?

Henry Roediger ve Jeffrey Karpicke'nin 2006'da Psychological Science'ta yayımladığı çalışma, bu fikrin en çok alıntılanan kanıtlarından biri. Başlığı bile mesajı veriyor: test destekli öğrenme, yani hafıza testlerine girmenin uzun vadeli kalıcılığı artırması.

Deneylerde üniversite öğrencileri düzyazı metinler üzerinde çalışıyor. Ardından bir koşulda metni tekrar okuyorlar, diğer koşulda ise metne bakmadan hatırladıklarını yazıyorlar; üstelik geri bildirim almadan. Son test, farklı gruplar için 5 dakika, 2 gün ya da 1 hafta sonra yapılıyor.

Sonuç ilk bakışta kafa karıştırıcı. Beş dakika sonraki testte tekrar okuyanlar daha iyi. Ama iki gün ve bir hafta sonraki testlerde tablo tersine dönüyor: daha önce kendini test edenler, tekrar okuyanlara göre belirgin biçimde daha fazla şey hatırlıyor.

Bir ayrıntı daha var ve bence en düşündürücü kısım bu. Tekrar tekrar okuyan öğrenciler, materyali hatırlayabileceklerinden daha emindi.

Yani öğrendiğimizi hissetmemiz ile gerçekten öğrenmiş olmamız aynı yönde ilerlemeyebiliyor.

Siz de fark etmişsinizdir: katılımcılar sunumu yeniden okumayı, özet dokümanı karıştırmayı sever. Kendini sınamak ise rahatsız edicidir; hatırlayamadığınız şeyle yüz yüze gelirsiniz. Araştırma, işe yarayanın tam da bu zahmet olduğunu düşündürüyor. Yazarların vardığı yer açık: test etmek öğrenmeyi yalnızca ölçmenin değil, geliştirmenin de güçlü bir yolu.

On teknik, iki kazanan

Dunlosky, Rawson, Marsh, Nathan ve Willingham 2013'te Psychological Science in the Public Interest'te on yaygın öğrenme tekniğini değerlendirdi. Sonuç, eğitimcilerin de öğrencilerin de sevdiği birçok alışkanlık için pek iç açıcı değil. Özetleme, altını çizme ya da vurgulama, anahtar kelime yöntemi, metni zihinde canlandırma ve yeniden okuma "düşük fayda" grubunda yer aldı. Ayrıntılı sorgulama, kendi kendine açıklama ve karışık (interleaved) çalışma "orta fayda" düzeyinde kaldı.

Yalnızca iki teknik "yüksek fayda" aldı: uygulama testleri ve zamana yayılmış çalışma. Yazarlara göre bu iki teknik farklı yaş ve yetenekteki öğrenenlere fayda sağlıyor ve birçok farklı ölçüt görevinde, hatta gerçek eğitim ortamlarında performansı artırdığı gösterilmiş.

Yeniden okumanın düşük fayda grubunda olması bana özellikle çarpıcı geliyor. Eğitim sonrası "sunumu tekrar gözden geçirin" tavsiyesi, kurum içinde belki de en sık verdiğimiz tavsiye.

Bir başka meta-analiz de aynı yönü gösteriyor. Adesope, Trevisan ve Sundararajan (2017), Review of Educational Research'te yayımlanan çalışmalarında uygulama testlerinin hem yeniden çalışmaya hem de diğer tüm karşılaştırma koşullarına göre öğrenmeye daha fazla katkı sağladığını raporluyor. Aynı çalışmaya göre etkinin büyüklüğü testin özelliklerine, katılımcılara ve çalışmaların yöntemine göre değişiyor. Yani her quiz aynı ölçüde işe yaramıyor; tasarım önemli.

Quizi öğrenme aracına çevirmek

Bunu kurumsal eğitime nasıl taşırız? Bence ilk adım bir zihniyet değişikliği: quizi eğitimin sonuna konan bir kontrol noktası olarak değil, eğitimin içine ve sonrasına dağıtılmış bir öğrenme etkinliği olarak düşünmek. Birkaç somut öneri:

Geri bildirim konusunda da bir not düşeyim. Roediger ve Karpicke'nin deneylerinde katılımcılar test sonrasında geri bildirim almıyordu ve test etkisi yine de ortaya çıktı. Bu, geri bildirimin gereksiz olduğu anlamına gelmiyor; kurumsal bir quizde yanlış cevabın düzeltilmeden kalması, yanlış bilginin pekişmesine yol açabilir. Bence pratik kural şu: önce katılımcı kendi zihninden cevabı çıkarmaya çalışsın, sonra doğru cevabı ve kısa bir açıklamayı görsün. Sıralama önemli; cevabı baştan göstermek, hatırlama çabasını ortadan kaldırır.

Ezberle karıştırılmasın diye bir şey daha ekleyeyim. Geri çağırma pratiği, bir metni kelimesi kelimesine tekrar etmek değil. Bir kavramı kendi cümlelerinizle açıklamaya, bir vakada hangi ilkenin geçerli olduğunu bulmaya, bir süreci adım adım hatırlamaya çalışmak da birer geri çağırma etkinliği. Kurumsal eğitimde bu çeşitlilik, quizi sıkıcı bir sınav olmaktan çıkarır.

Oyunlaştırma burada güçlü bir müttefik olabilir ama dikkat ister. Puan tabloları ve rozetler katılımı artırabilir. Fakat sorular tahminle geçilebilecek kadar kolaysa, geri çağırma pratiğinin özündeki "bilgiyi zihinden çekip çıkarma" çabası kaybolur. Roediger ve Karpicke'nin deneylerinde kullanılan, katılımcının hatırladıklarını kendi cümleleriyle yazdığı serbest hatırlama türünden bir görevdi. Sizin platformunuzdaki çoktan seçmeli sorular bu çabanın ne kadarını talep ediyor? Bence her quiz tasarımcısının kendine sorması gereken soru bu.

Sınırlılıklara gelince: bu çalışmaların büyük kısmı öğrencilerle ve akademik materyalle yapıldı. Bir çağrı merkezi temsilcisinin ürün bilgisini ya da bir yöneticinin geri bildirim becerisini öğrenmesi farklı dinamikler taşıyabilir. Roediger ve Karpicke'nin deneylerinde en uzun gecikme bir haftaydı. Yine de bulgunun farklı bağlamlarda tekrar tekrar gözlenmiş olması, kurumsal eğitimde denemeye fazlasıyla değer olduğunu gösteriyor.

Bir dahaki eğitim sonu quizinizi hazırlarken kendinize şunu sorun: bu soruları katılımcıyı ölçmek için mi soruyorum, yoksa ona hatırlatmak için mi? İkincisini seçtiğinizde soruların zamanlaması da, zorluğu da, puanların nereye gittiği de değişiyor.

Kaynaklar

  1. Roediger, H. L., III, & Karpicke, J. D. (2006). Test-enhanced learning: Taking memory tests improves long-term retention. Psychological Science, 17(3), 249–255. https://doi.org/10.1111/j.1467-9280.2006.01693.x
  2. Dunlosky, J., Rawson, K. A., Marsh, E. J., Nathan, M. J., & Willingham, D. T. (2013). Improving students' learning with effective learning techniques: Promising directions from cognitive and educational psychology. Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 4–58. https://doi.org/10.1177/1529100612453266
  3. Adesope, O. O., Trevisan, D. A., & Sundararajan, N. (2017). Rethinking the use of tests: A meta-analysis of practice testing. Review of Educational Research, 87(3), 659–701. https://doi.org/10.3102/0034654316689306

Bunları da okuyun