Yüz çalışandan 11'i geride kalabilir: yapay zekâ çağında yeniden beceri
WEF 2025 raporu becerilerin %39'unun 2030'a kadar değişeceğini öngörüyor; OECD verileri ise eğitime en çok ihtiyacı olanların en az eğitim aldığını gösteriyor. Eğitim ekipleri için bunun anlamı ne?

Bu yazıda
Yüz kişilik bir ekip düşünün. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 İşlerin Geleceği Raporu'na göre bu ekipten 59 kişinin 2030'a kadar bir tür eğitime ihtiyacı olacak. 29'u mevcut rolünde beceri geliştirecek, 19'u beceri kazanıp kurum içinde başka bir role geçecek. Geriye 11 kişi kalıyor: ihtiyaç duydukları yeniden beceri kazandırma ya da beceri geliştirme eğitimini muhtemelen alamayacak olanlar.
Bu yazıyı o 11 kişi için yazıyorum. Çünkü bence eğitim ekiplerinin önümüzdeki birkaç yıldaki asıl sınavı orada.
Rapor ne diyor?
Rapor 7 Ocak 2025'te yayımlandı. 55 ekonomide, 22 sektör kümesinde 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1.000'i aşkın işvereni kapsıyor. Bazı bulgular şöyle:
Çalışanların mevcut beceri setlerinin %39'unun 2025-2030 arasında dönüşeceği ya da eskiyeceği öngörülüyor. Bu oran 2023 raporunda %44, 2020'de ise %57'ydi. Yani beceri değişiminin hızı biraz yavaşlamış görünüyor, ama hâlâ yüksek.
İşverenlerin %63'ü beceri açıklarını 2030'a kadar iş dönüşümünün önündeki en büyük engel olarak görüyor. %85'i iş gücünün becerilerini geliştirmeyi önceliklendirmeyi planlıyor. Yeni becerilere sahip kişileri işe almayı planlayanlar %70, çalışanları gerileyen rollerden büyüyen rollere kaydırmayı planlayanlar %50, becerileri önemini yitiren çalışanların sayısını azaltmayı planlayanlar ise %40.
Son iki rakamı yan yana okuyun. Aynı işverenler hem içeriden kaydırmayı hem de azaltmayı düşünüyor. Hangisinin ağır basacağı, biraz da eğitim ekiplerinin ne kadar hızlı ve inandırıcı bir yeniden beceri kazandırma yolu sunabileceğine bağlı.
Yapay zekâ tarafında da tablo net. Raporla ilgili haberlere göre işverenlerin %86'sı yapay zekâ ve bilgi işleme teknolojilerinin 2030'a kadar işlerini dönüştürmesini bekliyor. En hızlı büyüyen beceriler listesinin başında da yapay zekâ ve büyük veri var; ardından ağlar ve siber güvenlik, teknoloji okuryazarlığı geliyor. Ama listede yaratıcı düşünme, dayanıklılık, esneklik ve çeviklik ile merak ve yaşam boyu öğrenme de yer alıyor.
Bir de iş hareketliliği boyutu var. WEF özetine göre 2025-2030 arasında 170 milyon yeni iş yaratılması, 92 milyon işin ise ortadan kalkması bekleniyor; net artış 78 milyon. Bu toplamda bugünkü işlerin %22'sine denk gelen bir çalkantı demek. Net rakam olumlu görünse de, kaybolan işlerdeki insanlarla yeni açılan işler için aranan insanlar aynı kişiler değil. Aradaki köprüyü kurmanın en doğal yolu da eğitim.
Bu son kısmı önemsiyorum. Yapay zekâ çağında en çok büyüyen beceriler arasında öğrenmeye isteklilik de var. Eğitim ekipleri için bundan daha açık bir davet olabilir mi?
Kim öğreniyor, kim geride kalıyor?
WEF raporu işverenlerin ne planladığını anlatıyor. Ama planla gerçeklik arasında bir boşluk var ve OECD'nin yetişkin öğrenmesi üzerine çalışmaları bu boşluğu iyi gösteriyor.
OECD'nin 2019'da yayımladığı "Getting Skills Right: Future-Ready Adult Learning Systems" raporu, ülkelerin yetişkin öğrenme sistemlerinin geleceğin beceri ihtiyaçlarına ne kadar hazır olduğunu yedi boyutta karşılaştırıyor. Rapora eşlik eden politika notundaki bulgular bence her eğitim yöneticisinin aklında olmalı:
Yetişkinlerin yalnızca %40 kadarı belirli bir yılda eğitime katılıyor ve yetişkinlerin neredeyse yarısı ne eğitime katılıyor ne de katılmak istiyor. Düşük becerili yetişkinlerin yaklaşık %20'si eğitime katılırken bu oran orta ve yüksek becerililerde %40'ın üzerinde. Otomasyon riski yüksek işlerde çalışanların %40'ı eğitime katılıyor; riski düşük işlerde bu oran %59.
Durum açık: eğitime en çok ihtiyacı olanlar, en az eğitim alanlar.
WEF'in "geride kalabilecek 11 kişi" tahminiyle OECD'nin bu katılım tablosunu yan yana koyunca resim tamamlanıyor. O 11 kişi büyük olasılıkla eğitim kataloğumuzu en az açan, çevrim içi platforma en seyrek giren, vardiya düzeni yüzünden sınıf eğitimine en zor katılan çalışanlar. Yani sorun yalnızca içerik sorunu değil; erişim ve tasarım sorunu.
Not aynı zamanda kaliteye de dikkat çekiyor. Katılımcıların yalnızca yarısı aldıkları eğitimi işleri için çok yararlı buluyor ve eğitim saatlerinin yaklaşık %21'i iş sağlığı ve güvenliği gibi zorunlu eğitimlere gidiyor. Katılımın önündeki en büyük engel ise iş yüzünden zaman bulamamak (%29); bunu aile nedenleri ve maddi kaynak eksikliği izliyor.
Bu tablo Türkiye'ye birebir uyar mı? Bilmiyorum; politika notu OECD ortalamalarından söz ediyor ve ülkeler arasında ciddi farklar var. Ama sahada sık duyulan bir cümleyi hatırlatıyor: "Eğitime vaktim yok."
Eğitim ekipleri için bunun anlamı
Önce sınırlılıkları koyalım. WEF raporu işverenlerin beklentilerine ve planlarına dayanıyor; bu bir tahmin, gerçekleşmiş bir sonuç değil. OECD verileri ise 2019 tarihli ve yapay zekâdaki son sıçramadan önceki döneme ait. İkisini birlikte okumak, kesin bir resim değil, makul bir yön verir.
Bu yönde bence birkaç somut adım var.
Birincisi, katılım verinizi kırılımlı inceleyin. Eğitim saatleriniz hangi gruplara gidiyor? Beyaz yakalı ofis çalışanlarına mı, sahada ve üretimde çalışanlara mı? OECD bulguları, ortalama katılım rakamının bu farkı gizleyebileceğini gösteriyor.
İkincisi, zaman engelini ciddiye alın. Çalışanın mesai dışında öğrenmesini beklemek, en çok ihtiyacı olanı dışarıda bırakıyor. İş akışının içine yerleştirilmiş kısa öğrenme anları ve yöneticinin ayırdığı korumalı zaman, yeni bir platform satın almaktan daha çok işe yarayabilir.
Üçüncüsü, zorunlu eğitim yükünü gözden geçirin. Zorunlu eğitimler elbette yapılmalı, ama daha verimli tasarlanırlarsa gelişim eğitimlerine zaman açılabilir.
Dördüncüsü, "kaydırma" senaryosunu siz önerin. İşverenlerin yarısı çalışanları gerileyen rollerden büyüyen rollere kaydırmayı planlıyorsa, bu geçişin yol haritasını çizecek ekip eğitim ekibi olmalı: hangi rolden hangi role, hangi becerilerle, ne kadar sürede.
Son olarak, yapay zekâ okuryazarlığını yalnızca teknik ekiplere bırakmayın. Rapordaki büyüyen beceriler listesi teknoloji okuryazarlığını herkesin işi haline getiriyor.
Yüz kişilik ekibe dönelim. O 11 kişi bir istatistik değil; hepimizin kurumunda isimleri, yüzleri olan insanlar. Onları bulmak ve onlara ulaşmak, bence bu dönemde eğitim ekiplerinin en anlamlı işi.
Kaynaklar
- World Economic Forum. (2025). The future of jobs report 2025. World Economic Forum. https://www.weforum.org/publications/the-future-of-jobs-report-2025/digest/
- OECD. (2019). Getting skills right: Future-ready adult learning systems. OECD Publishing. https://doi.org/10.1787/9789264311756-en
- OECD. (2019). Future-ready adult learning systems [Policy brief]. OECD. https://t4.oecd.org/employment/emp/skills-and-work/adult-learning/Policy-Brief-Future-ready-adult-learning-2019-EN.pdf
- Technology Magazine. (2025). WEF: How AI will reshape 86% of businesses by 2030. https://technologymagazine.com/articles/wef-report-the-impact-of-ai-driving-170m-new-jobs-by-2030


